Felç nedir?

Felç (İnme), vücuttaki hareketsizlik ve hissizliktir. Sinirlerin başlangıç ve bitim yollan arasındaki bozukluktan ileri gelir. Felç, yaralanma gibi sebeplerden olacağı gibi, üremi, diyabet, lösemi, kanser vb. çeşitli hastalıklar sonunda da olabilir. Bundan başka sinir merkezinin beslenmesini önleyen damar tıkanması ve kanaması gibi arızalar da felce sebep olabilir. Felç, hareket sinirlerinde olmuşsa, felce uğrayan organ hareket edemez. His yollarında bir arıza olursa o zaman his felci meydana gelir. Felcin birçok çeşidi vardır. Bunlardan başlıcaları: «hemipleji» (yarım felç); «dipleji» (çifte felç); «kadripleji» (dört taraflı felç)'tir. Sinir sisteminin yukarı merkezleriyle ilgili felçlere «merkezi felç» denir. Omurilik ve doğrudan doğruya sinirin kendisine ait olan felçler de «lokal felç» diye adlandırılır.

Sinir dokularındaki bozukluktan ileri gelen felçler hiç geçmez.  Halk arasında "inme, nüzul" gibi adlarla da anılan felç kelimesi hadiseyi anlatmak için yetersiz kalmaktadır. Çünkü felcin de bir takım çeşitleri mevcuttur. Hareket kabiliyetini veren sinir yolları iki ana sinir hücresi grubundan meydana gelir: Merkezi grup sinir hücreleri (nöronlar) ve çevresel sinir hücreleri ve yolları. İşte felci meydana getiren olayın hasara uğrattığı bölgeye göre merkezi ve çevresel felçler ayırt edilir ve görülür. İradi (istemli) hareketleri yaptıran sistemde ortaya çıkan bozuklukları iki ayrı bölgede ortaya çıkar: Üst motor sinir hücreleri grubu (üst motor nöron) bölgesi ve alt motor sinir hücreleri grubu (alt motor nöron) bölgesi. Normal işleyiş içinde beyinden çıkan veya refleks olarak meydana gelen uyarının bu iki sinir hücresi topluluğundan geçmesi gerekir.

Merkezi felçler

Yukarı motor nöron bozuklukları veya beyin hasarına bağlı olarak ortaya çıkarlar. Beyin kabuğu ve ona komşu alt kısımda meydana gelen kanama, damar tıkanması, urlar, kafatası kırıkları gibi hallerde vücudun karşı tarafındaki bir uzuvda felç olur. Beyin sapı hasarında aynı taraftaki kafa sinirlerine ait felçler ve karşı vücut yarımında da yarı feçler hasıl olur. Omiriliğin yukarı motor nöron bölgelerinde meydana gelen hasarlarda (özellikle trafik kazaları ve harp yaralanmalarında) iki taraflı veya belden aşağı kısımda ortaya çıkan felçler olur.

Bu felçler aynı zamanda his (duyu) bozukluklarıyla beraberdir.Merkezi felçler daha çok spastik (katı) denilen tiptedir. Katı tip felçler kas sertleşmesiyle beraberdir. Bu tip felçlerde kısa süreli kas gevşekliği ve uzun süreli kas sertleşmesi, tek çift veya dört uzuvda birden ortaya çıkan kuvvet azalması, çeşitli reflekslerin bozuklukları görülür. Çevresel felçler: Aşağı motor sinir hücreleri grubunda veya kaslara giden sinirlerde ortaya çıkan bozukluklar, bu tip felcin meydana gelmesinde sebeptir. Kas gevşekliği, felç, istek dışı hareketler, refleks kaybı ve kasların giderek zayıflaması halleri görülür. Felçler geniş bir alanda olmayıp, belli uzvu veya kas grubunu tutarlar.Çevresel felçler yumuşak tip felçlerdir.

Genel felç

Tam manada bir felç olmayıp, frengi hastalığından ileri gelen bir beyin-beyin zarı iltihabı sonucudur.Zihni kabiliyetlerin kaybedilmesi, mizaç bozulması, kontrolsüz hareketler ve konuşma zorluğu ile kendini belli eder. Sinir sistemindeki bozukluklardan başka bazı kas hastalıkları da felç manzarası arz edebilirler. Bu gibi felçlerde sinirler tamamiyle sağlam olup, kaslarda görev bozukluğu vardır. Felçlerin ortaya çıkmasında birçok sebep sayılabilir.Yaralanmalar, beyin kanamaları, sinir sistemini

besleyen damarların tıkanması, mikroorganizmaların yol açtığı bazı enfeksiyonlar (çocuk felci gibi), sinir sistemine ait urlar, bunlardan en önemlileridir. Felcin tedavisi, olayı ortaya çıkaran sebebe karşı yapılır. fizik tedavi ve rehabilitasyon çalışmaları tedavide önemli yer tutarlar. Bazı felçler tamamen düzelip, o uzvun fonksiyonları geri dönebilir. Mesela, ufak bir beyin kanamasına bağlı olarak ortaya çıkan sınırlı bir felç, kanamanın çekilmesiyle düzelebilir.Omurilik kesilmesine bağlı felçler ise düzelmezler.

felç

Nedenleri nelerdir?

Hipertansiyon, diyabet, kalp hastalıkları, sigara içimi, yüksek kolesterol ve geçici iskemik ataklar inmeye neden olan risk faktörleri arasında yer alıyor. İnme vakaları içinde daha kısıtlı bir yere sahip olan beyin kanamalarının en önemli nedeni ise kontrol edilemeyen hipertansiyon. Beynin damarlarındaki baloncuklar, damar yumakları gibi kalıtsal hastalıklar da beyin kanamalarının nedenleri arasında yer alıyor. Beynin bir yerinde uzun süre sessiz kalan bu damar yumakları günün birinde aniden kanayabiliyor. Daha yaygın bir inme türü olan tıkayıcı inmeler 5 kategoride değerlendirilebiliyor.

En önemli kategoriyi kalp kaynaklı tıkanmalar oluşturuyor. Kalp içinde oluşabilecek pıhtılar yerinden koparak beyin damarlarını tıkayabiliyor. Örneğin enfarktüs geçirmiş kalpte, belli bir bölümde kalp kası fonksiyonunu kaybedebiliyor. Bunun sonucunda kalp etkin bir şekilde kasılamayacağından orada pıhtı birikebiliyor. Oluşabilecek bir ritim bozukluğunda bu pıhtı kalpten fırlayıp beyne gidebiliyor. İkinci önemli kategori, beyni besleyen büyük damarlarda görülen problemler. Şah damarı denilen karotis ve arka tarafta da vertebral arterler olarak adlandırılan ve beynin arka bölgeleri ile beyin sapı ve beyinciği sulayan damarlarda oluşan sorunlar da inmeye neden oluyor.

Üçüncü kategori beynin derin bölgelerini sulayan küçük damarlarda yaşanan sorunlar. Örneğin diyabet, yüksek kolesterol ve hipertansiyon gibi damar yatağını bozan kronik hastalıklar buna yol açabiliyor. Büyük bir damar yavaş yavaş tıkanırsa, sağlam kalan damarlar tıkanan damarın alanını da beslemeye başlıyor ama küçük damarlarda bu gerçekleşmiyor. Dolayısıyla küçük damarların ani tıkanmasıyla besledikleri bölge tamamen kansız kalabiliyor. Bunun nedeni, hipertansiyonun yıllar boyunca uç damarlarda yaptığı olumsuz ve tahrip edici etkiler.

Dördüncü kategori ise ender görülen nedenlerden oluşuyor. Bu gruptaki hastalar iyice incelendiğinde kalıtımsal hastalıklar, romatizmal hastalıkların bir parçası şeklinde oluşan damar problemleri veya kanın pıhtılaşması ile ilgili hematolojik problemler bulunabiliyor. Bunun yanında büyük damarların aniden yırtıldığı diseksiyonlar da bu gurupta değerlendirilebiliyor. Diseksiyonlar genç yaş grubunda önemli bir inme nedenini oluşturuyor. İnme, yaşlılık hastalığı olarak algılanmamalı. Bu hastalık çocukluk çağında da görülebiliyor. Diseksiyonlar, çocukluk çağı inmelerinin önemli nedenlerinden. Doğumda bile ortaya çıkabiliyor. Son grubu ise nedeni bilinmeyen inmeler oluşturuyor. Bu grup, tıkayıcı inmeler içinde yüzde 10-30 kadar bir yer tutuyor.

Sözlükte "felç" ne demek?

1. İnme, nüzul.

Felç kelimesinin ingilizcesi

adj. apoplectic, apoplectical
n. paralysis, apoplexy, stroke, palsy, seizure
Köken: Arapça